ERP’ye İhtiyacımız Yok!

ERP’ye İhtiyacımız Yok!

ERP, dünya genelinde kullanım yaygınlığına ulaşmış ve standart olarak kabullenilmiş durumdayken Türkiye’de henüz büyük şirketlerimizin tamamında bile ERP kullanılmıyor durumda, küçük ölçekli şirketlerde ise ERP kullanımının çok düşük olduğu görülüyor. Verimli ve kârlı şirketlerin teknoloji ve bilgi yönetimi konusunda sahip oldukları deneyimlere, Türkiye'de çok az rastlıyoruz. 

Türkiye’nin dünya ekonomisi ile en­tegrasyonunun 2000’li yılların başına kadar sınırlı kalması, henüz endüstri topluluğu yolculuğumuzun başlarında olmamız, şirketlerin kurumsal iş çözümleri için ayırdıkları yatırım bütçelerinin sınırlı kalması, şirketlerdeki üst düzey yöneticilerimizin genellikle hukuk ve finans kökenli olması ve genellikle kurumsal yazılımlar ve teknolojiler düzeyindeki gelişmeleri yakından takip etmiyor olmaları ERP sistemlerinin Türkiye’de yaygınlaşmasını geciktirmiştir.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE BİLGİ YÖNETİMİNE VERİLEN ÖNEM, BİZDEN KAT KAT FAZLA...

Günümüzde şirketler için veriyi işlemenin, saklamanın ve kullanmanın maliyetleri düşmeye devam etmekte, gelişmiş ülkeler de bu durumu avantaja çevirmekteler. Türkiye’de ise şirketler ERP kullanmama nedenleri olarak, halen ihtiyaçları olmadığını öne sürmeye devam etmekteler.

Eğer Türkiye’deki şirketler büyümelerine veya büyüme isteklerine karşın herhangi bir kurumsal sistem kullanmadan günlük yaşamlarına devam ederlerse, bir süre sonra müşterilerine zamanında ve doğru bilgiyle geri dönüş yapmakta sıkıntı yaşayacaklar, gerçekleşen maliyetlerini anında izleyemeyecekler, stoklarını sağlıklı olarak takip edememeye başlayacaklar ve verimlilikleri de giderek azalacak.

Mükerrer veri girişleri ve rapor hazırlıkları zaman kayıplarına yol açacak. Finansal durumun sorgulanan anda gerçek zamanlı olarak takip edilebilmesi zorlaşacak, nakit akışı yönetiminde problemler yaşanacak, tedarikçiler ve işletmedeki malzemelerin çevrimi izlenemeyecek hale gelecek, şirket içinde yapılan fazla mesailer artacak, hızlı ve zamanında karar alınması iyice zorlaşacak, kısaca kör dövüşü meydana gelecek ve bu şekilde devam edecektir.

“ERP sistemlerini yalnızca bir yazılım olarak değerlendirip, sunduğu stratejik önemi gözden kaçırıyoruz.”

ERP yazılımları neden ortaya çıktı?

ERP yazılımları ile operasyonel verimliliği artırıcı ortak bir çalışma ve denetleme düzeni oluşturulur; kişilerin hedeflediği bireysel başarılardan bütünsel olarak faydalanılabilmesi, tüm süreçlerin bütünsel bakış açısıyla değerlendirilebilmesi için bir yönetim aracı olarak ortaya çıktı.

Şirketlerin ortak noktası “ herkesin bireysel başarı sağlamak adına çalışmıyor olmasıdır.” ERP projeleri ile de operasyonel verimliliği artırıcı ortak bir çalışma ve denetleme düzeni oluşturulur; kişilerin hedeflediği bireysel başarılardan bütünsel olarak faydalanabilir. Şirketler her ne kadar yerine getirdikleri fonksiyonları ile organize olmuşsalar da kurumların temel çalışma modeli kendi süreçleridir. ERP sistemleri de departmanlara ilişkin modüler yapılarının altında süreç tabanlı işleyişe sahiptirler. Tüm süreçlerin bütünsel bakış açısıyla kurulması ile ERP sistemlerinde başarı yakalanabilir.

ERP sistemleri şirketlere, operasyonel etkinlik ve daha iyi karar verebilme, bilgiye hızlı erişim gibi getirileri sağlayarak, şirketin rekabetçi olması için fırsat sunan projelerdendir. Dünyadaki değişime karşın kendi içinde yenilenme fırsatı bulamayan şirketler için ERP projeleri bulunmaz bir fırsattır.

Peki neden Türkiye’de, Dünya’dan farklı olarak kullanım daha az?

Bu noktada Türk tipi yönetici, Türk tipi çalışan ve Türk tipi yönetim anlayışı devreye giriyor.

Bizler, değişen ortamlara çabuk uyum sağlayabilen, az kaynakla çok iş yapmaya alışık, büyük riskler alan, pratik zekalı, şeffaflıktan hoşlanmayan, hesap vermeyi ve denetlenmeyi sevmeyen, hesap sormasını tam olarak beceremeyen, amatörlüğü ve bireyselliği ön plana çıkartan ve aceleci bireyleriz.

Halbuki ERP projeleri için, satın alma aşamasından başlayarak, şirket yönetiminin, yöneticilerinin ve çalışanların ekip ruhuyla çalışması, proje ekibinin dikkatli oluşturulması, denetlenebilir yapıların kurulması ve yaşatılması çok önemlidir.

ERP’nin kurulumu, kullanımı, ve yaygınlaştırılması aşamalarında, şeffaflık, kurumsallık ve profesyonellik özelliklerinin gösterilmesi gerekir.

- Türkiye’deki şirketlerin ERP’ye gerçekten ihtiyaçları yok mu?

Şirketler, hızlı büyüme yaşadıklarında gerginlik yaşanıyor. Böyle bir sistem, tek bir veritabanında mali, üretim, insan kaynakları ve müşteri yönetimi gibi bilgileri tutar. Bu nedenle, şirkete çalışma alanında kuşbakışı görme fırsatı sunar.

ERP’lerde üretim bilgileri bulunur, işletmelerin yakından müşteri siparişleri ve sevkiyatları takip ederek envanteri azaltabilir. Finans süreçlerini otomatize ederek, işler yerine e-posta yoluyla, online sipariş kabul ve elektronik iş-iş işlemleri gibi yapabilir.

Türkiye’deki şirketler de Dünya’daki diğer şirketler gibi ne kadar mükem­mel olurlarsa olsunlar, kendilerinden daha hızlı değişen rekabetin etkisi karşısında varlıklarını sürdürmek için değişime ihtiyaç duy­arlar.

Değişimin amacı, sistemin bireysel etken­lerden uzak ve iş yapış şekillerinin sistematik olmasının sağlanmasıdır. Değişimin bu gereksinimleri karşılayabilmek için esnek ve kurumun beklentilerine uyum sağlayabilecek bir ERP (Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımı) kullanılması elzemdir.

Günümüzde Bilişim teknolojileri ve kurumsal çözümler, tüm dünyada en çok yatırımın yapıldığı, hızlı gelişmelerin ve değişimlerin olduğu alanlardır. Bu nedenle, bu konularda doğru zamanda, doğru yatırımların yapılması, aksatılmadan sürdürülebilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Göker SARP

https://www.linkedin.com/pulse/erpye-ihtiyac%C4%B1m%C4%B1z-yok-m-g%C3%B6ker-sarp?trk=hp-feed-article-title-publish